I
Mother of 'I'
Mother carrying child
The Snow Fairy
Young I
Child I
Pvt. Noguchi
Nuclear Plant Worker
Crying Demon
Old Man
Film, klasik bir olay örgüsüne sahip değildir; bunun yerine Kurosawa’nın çocukluğundan yaşlılığına kadar uzanan süreçte gördüğü rüyaları temsil eden sekiz kısa hikâyeden (vinyet) oluşur. Düşler, insanlığın doğayla olan ilişkisini, savaşın anlamsızlığını, nükleer felaket korkusunu ve sanatın ölümsüzlüğünü metaforik bir dille anlatır.
Bölümlerden bazıları şunlardır:
Güneşin Altındaki Yağmur: Bir çocuğun, güneşli havada yağan yağmurda tilki düğününe tanıklık etmesini konu alır.
Şeftali Bahçesi: Kesilen şeftali ağaçlarının ruhlarının bir çocukla vedalaşmasını anlatır.
Kuzgunlar: Genç bir sanatçının (Kurosawa'nın gençliği), Van Gogh’un tablolarının içine girdiği büyüleyici bir bölümdür.
Su Değirmenleri Köyü: İnsanlığın doğayla uyum içinde yaşadığı, teknolojiden uzak huzurlu bir veda sahnesidir.
Akira Kurosawa, bu yapımda geleneksel Japon kültürünü modern dünyanın sorunlarıyla harmanlar. Film, sadece bir dram değil, aynı zamanda görsel bir meditasyondur. Steven Spielberg ve George Lucas gibi devlerin desteğiyle çekilen filmde, görsel efektler (özellikle Van Gogh sahneleri) dönemi için devrimseldir. Sinematografik açıdan her sahne, renklerin ve kompozisyonun titizlikle seçildiği birer tablo estetiğindedir.
Özellikle "Kuzgunlar" bölümünde dünyaca ünlü yönetmen Martin Scorsese'nin Vincent van Gogh'u canlandırması, sinema tarihinin en unutulmaz sürprizlerinden biridir. Kurosawa, bu filmle izleyiciye bir hikâye anlatmaktan ziyade, kendi iç dünyasının kapılarını sonuna kadar açmaktadır.
Sanat sinemasına ilgi duyanlar, Japon kültürü ve mitolojisini merak edenler ve sinemanın görsel anlatım gücünün zirvesini görmek isteyen her sinemasever bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer hızlı aksiyon sahneleri yerine derinlikli, sembolik ve felsefi yapımlardan hoşlanıyorsanız, Düşler size benzersiz bir deneyim sunacaktır.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, Kurosawa’nın eşsiz hayal gücüne ve renk kullanımındaki dehasına şahit olmaktır. Film, izleyiciyi bir rüyanın içindeymiş gibi hissettiren o puslu ve hipnotik atmosferiyle sizi gerçek dünyadan koparır. Ayrıca, doğaya verilen zararın ve nükleer enerjinin yarattığı korkunun (özellikle Fukuşima öncesi çekilmesiyle ileri görüşlü bir uyarı niteliğindedir) felsefi alt metinleri, filmi bugün bile güncel kılmaktadır.
Doğa ve İnsan: İnsanın doğaya karşı işlediği suçlar ve doğanın ruhuyla olan kopukluğu.
Ölüm ve Yaşam: Hayatın geçiciliği ile sanatın ve ruhun kalıcılığı arasındaki denge.
Vicdan Azabı: Savaşın ve yıkımın getirdiği toplumsal ve bireysel pişmanlıklar.
Çocukluk ve Masumiyet: Dünyayı bir çocuğun meraklı ve dürüst gözlerinden görme arzusu.
Eğer Kurosawa’nın bu sembolik dünyasını sevdiyseniz, benzer bir felsefi ve şiirsel anlatıma sahip olan Andrei Tarkovsky’nin Nostalghia veya Mirror (Ayna) filmleri ilginizi çekebilir. Japon sinemasından ise Masaki Kobayashi’nin Kwaidan adlı antoloji filmi benzer bir kültürel derinlik sunmaktadır.
İlk Hafta Sonu
-
Toplam
-
İlk Hafta Sonu
-
Toplam
-
Hafta Sayısı
1
Salon Sayısı
-

Warner Bros
Yönetmen
Akira KurosavaYapımcı
Mike Y. InoueOrijinal Başlık
Dreams
Bütçe
$12.000.000
Kazanç
$2.970.161
Vizyon Tarihi
03.08.1991
Kaçıncı Kez Vizyonda
1. kez
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...