Joey Boca
Rosalie Boca
Nadja
Devo Nod
Harlan James
Marlon James
Lt. Larry Schooner
Sgt. Carlos Wiley
Lacey
Joey's Mother
Joey Boca (Kevin Kline), karısı Rosalie’yi (Tracey Ullman) çok sevdiğini iddia eden ancak onu mahalledeki hemen hemen her kadınla aldatan enerjik bir pizza dükkânı sahibidir. Rosalie, kocasının bu bitmek bilmeyen ihanetlerini tesadüfen öğrendiğinde dünyası yıkılır. Katolik inançları nedeniyle boşanmaya karşı olan Rosalie, annesinin de teşvikiyle kesin bir çözüme karar verir: Joey’i öldürecektir.
Ancak Öldüresiye Sevmek, asıl eğlencesini bu suikast girişiminin trajikomik bir başarısızlığa dönüşmesinden alır. Rosalie ve beraberindekiler; Joey’i önce ilaçla uyutmaya, sonra beyzbol sopasıyla dövmeye ve nihayetinde kiralık katiller tutmaya çalışırlar. Fakat Joey, sanki ölümsüzlük iksiri içmişçesine her saldırıdan bir şekilde sağ çıkmayı başarır. Film, bir ihanet hikâyesini, beceriksiz suçluların ve inatçı bir kurbanın etrafında dönen kahkaha dolu bir kedi-fare oyununa dönüştürüyor.
Filmin kadrosu, döneminin en yetenekli isimlerini bir araya getiren editoryal bir "rüya takım" gibidir. Kevin Kline, karizmatik ama ahlaksız Joey rolünde müthiş bir komedi zamanlaması sergiliyor. Tracey Ullman, intikam ateşiyle yanan ama suç işleme konusunda hiçbir yeteneği olmayan Rosalie rolünde hem hüzünlü hem de çok komik.
Kadronun asıl parlayan ve kültleşen kısmı ise kiralık katillerdir. William Hurt ve o dönem kariyerinin başında olan Keanu Reeves, uyuşturucu etkisinde gezen, felsefe yapmaya çalışan ve ellerine yüzlerine bulaştırdıkları suikast işini ciddiye almaya çalışan iki beceriksiz "tetikçiyi" canlandırıyorlar. Bu ikilinin sahneleri, filmin mizah dozunu zirveye taşıyor.
Genelde daha ciddi dramlarla tanınan yönetmen Lawrence Kasdan, bu yapımda türler arası cesur bir deneme yapıyor. Film, 1983 yılında Allentown, Pennsylvania'da yaşanan gerçek bir olaydan yola çıksa da, Kasdan hikâyeyi absürt bir atmosferle harmanlıyor. Sinematografik açıdan 90'ların başındaki o renkli ve canlı Amerikan banliyö hayatını yansıtan yapım, "suç" temasını hiçbir zaman karanlık bir yere çekmeden izleyiciyi sürekli gülümsetmeyi başarıyor.
Kara komedi türünü sevenler, "beceriksiz suçlular" temasından hoşlananlar ve Keanu Reeves ile William Hurt’ün alışılmadık rollerdeki performanslarını merak eden her sinemasever bu filmi izlemeli. Eğer Fargo’nun mizah anlayışını daha hafif ve Amerikan tarzı bir komedi ile birleşmiş halde görmek isterseniz, bu film tam size göre.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, olayların gerçek bir hikâyeye dayanıyor olmasının verdiği o "yok artık" hissi ve oyuncu kadrosunun yarattığı muazzam sinerjidir. Joey’nin başına gelen her felaketten sonra sabah hiçbir şey olmamış gibi uyanması ve çevresindekilerin şaşkınlığı, sinema tarihinin en komik sekanslarından bazılarını sunuyor. Ayrıca, bir ihanet ve intikam hikâyesinin nasıl bu kadar "sevimli" ve eğlenceli anlatılabileceğine şahit olmak da oldukça keyifli.
Sadakat ve İhanet: Evlilikteki güven sarsılmasının ekstrem sonuçları.
Beceriksizlik: Kötü bir planın, daha kötü bir uygulama ile birleşmesinin yarattığı kaos.
Affetme: İntikam arzusu ile sevgi arasındaki ince çizgi.
Absürtlük: Gerçek hayatın bazen kurgudan çok daha garip olabileceği fikri.
Eğer bu absürt suç komedisini sevdiyseniz, yine bir aldatma ve intikam temalı kara mizah olan The War of the Roses(Güllerin Savaşı) veya bir cinayet planının kontrolden çıkmasını anlatan A Fish Called Wanda (Wanda Adında Bir Balık) ilginizi çekebilir.
İlk Hafta Sonu
-
Toplam
-
İlk Hafta Sonu
-
Toplam
-
Hafta Sayısı
1
Salon Sayısı
-

Warner Bros
Yönetmen
Lawrence KasdanYapımcı
Ron MolerOrijinal Başlık
I Love You to Death
Vizyon Tarihi
15.03.1991
Kaçıncı Kez Vizyonda
1. kez
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...