Jack Slater / Self
Danny Madigan
Whitney / Meredith
John Practice
Frank
Benedict
Lieutenant Dekker
Ripper / Tommy Noonan
Nick
Tony Vivaldi
Danny Madigan, gerçek dünyanın sıkıcılığından kaçıp aksiyon yıldızı Jack Slater’ın (Arnold Schwarzenegger) filmleriyle teselli bulan sinema tutkunu bir çocuktur. Yaşlı bir sinema makinisti, Danny’ye Houdini’den kalma sihirli bir bilet verir. Bu bilet sayesinde Danny, kendini bir anda Jack Slater’ın son filminin içinde, havada uçan arabaların ve asla bitmeyen şarjörlerin dünyasında bulur.
Son Muhteşem Kahraman, Danny’nin Jack’e "aslında bir film karakteri olduğunu" kanıtlamaya çalışmasıyla eğlenceli bir hal alır. Ancak hikaye, filmin kötü adamı Benedict’in (Charles Dance) sihirli bileti ele geçirip gerçek dünyaya kaçmasıyla bambaşka bir boyuta taşınır. Jack Slater, mermilerin gerçekten can yaktığı, kötülerin her zaman yakalanmadığı ve fon müziğinin olmadığı gerçek dünya ile yüzleşmek zorundadır. Film, hem aksiyon sinemasının klişelerini zekice eleştiriyor hem de sinemanın büyüsüne dair epik bir macera sunuyor.
Arnold Schwarzenegger, hem yenilmez aksiyon kahramanı Jack Slater’ı hem de kendisinin gerçek dünyadaki versiyonunu canlandırarak kariyerinin en zeki ve ironik performanslarından birini sergiliyor. Charles Dance, cam gözü ve aristokratik kötülüğüyle sinema tarihinin en karizmatik kötü adamlarından biri olan Benedict rolünde devleşiyor.
Oscar ödüllü F. Murray Abraham, "Salieri" göndermeleriyle bezenmiş bir karakterle kadroya derinlik katarken; filmin sürprizlerle dolu yan rollerinde Ian McKellen’dan (Azrail rolünde) Sylvester Stallone’ye (bir afişte) kadar pek çok isimle karşılaşmak mümkün. Oyuncuların bu "kendini ciddiye almayan" tavrı, filmin editoryal başarısını perçinliyor.
Die Hard ve Predator gibi türün kurallarını yazan yönetmen John McTiernan, bu kez o kuralları yıkmak için yönetmen koltuğuna oturuyor. Film, 93 yılında vizyona girdiğinde değeri tam anlaşılamamış olsa da, yıllar içinde bir kült haline geldi. Sinematografik açıdan, "film içindeki film" sahnelerindeki aşırı doygun renkler ile gerçek dünyanın soluk tonları arasındaki kontrast, hikaye anlatımını güçlendiriyor. Aksiyon sahneleri bir yandan türün zirvesini temsil ederken, bir yandan da o sahnelerin absürtlüğüne dair bir komedi unsuru barındırıyor.
Aksiyon filmlerine tutkuyla bağlı olanlar, sinema teorisine ilgi duyanlar ve "ya filmler gerçek olsaydı?" sorusunun peşinden gitmek isteyen her sinemasever bu yapımı izlemeli. Eğer Deadpool gibi karakterlerin kendi türüyle dalga geçtiği yapımları seviyorsanız, bu türün atalarından birini görmek sizi oldukça şaşırtacaktır.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, Arnold Schwarzenegger’ın kendi "kaslı kahraman" imajıyla bu kadar açık yüreklilikle dalga geçebilmesidir. Film, sinemaseverler için onlarca "easter egg" (gizli gönderme) barındırıyor. Ayrıca, kurgu ile gerçeklik arasındaki farkı aksiyon üzerinden bu kadar yaratıcı bir şekilde sorgulayan başka bir yapım bulmak oldukça zordur.
Kurgu vs. Gerçeklik: Sinema dünyasının mükemmelliği ile gerçek hayatın karmaşası ve acımasızlığı arasındaki fark.
Kahraman Miti: Bir kahramanın, sadece bir senaryo ürünü olduğunu öğrendiğinde yaşadığı varoluşsal kriz.
Sinemanın Büyüsü: Bir çocuğun hayal dünyasının gerçekliği dönüştürebilme gücü.
Tür Parodisi: Patlamalar, tek cümlelik havalı replikler ve "ölümsüz" polisler gibi aksiyon klişelerinin yapısökümü.
Eğer bu meta-anlatımı sevdiyseniz, yine bir film evrenine geçişi konu alan The Purple Rose of Cairo veya bir oyunun içine girilen Jumanji ilginizi çekebilir. Ayrıca aksiyon-komedi dengesi açısından True Lies da Schwarzenegger hayranları için benzer bir tat sunacaktır.
İlk Hafta Sonu
-
Toplam
480
İlk Hafta Sonu
-
Toplam
₺2.623
Hafta Sayısı
1
Salon Sayısı
5

Tiglon
Yönetmen
John McTiernanYapımcı
John McTiernanOrijinal Başlık
Last Action Hero
Bütçe
$85.000.000
Kazanç
$137.300.000
Vizyon Tarihi
09.03.2010
Kaçıncı Kez Vizyonda
1. kez
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...